Sonntag, 29. Juni 2014

Dow Jones, Dax und Gold Prognose ab dem 29.06.2014


Dow Jones scheint am Ende seiner Entwicklung angekommen zu sein, denn die 4. Welle scheint abzuklingen, was auf eine größere Korrektur hindeutet. Im Moment ist ein Doppeltop gebildet, was zunächst Sorge bereiten sollte, das aber noch nicht das Ende der Fanhenstange sein muß. Doppeltop kann sich bis auf 4 Berge mehren, was ich auch bevorzugen würde. Denn wir stehen zu hoch, als daß sich einer Seite kampflos dem anderen das Feld überläßt. Spätestens nach dem 4. Berg würde ich mir Gedanken machen und falls ich Aktien habe, diese ins Trockene bringen.


Nach einem fulminaten Anstieg scheint Gold eine Verschnaufpause einzulegen. Zunächst ertmal scheint 1325 Dolar-Grenze eine Barriere darzustellen. Nach einem kurzen Rücksetzer bis auf 1300 oder sogar 1290 Dolar wird sich das Gold wieder in die Höhe von 1325 hocharbeiten. Nach einem 40 Dolar Anstieg nehmen einige Anleger ihre Gewinne mit, um nochmal etwas günstiger einzusteigen. Die positive Lage hat sich aber mittelfristig nicht geändert. Ich gehe davon aus, daß das Gold ihr zwischenzeitliche Hoch bei 1400 Dolar wieder erreichen wird. Man muß dem Gold etwas Zeit geben.


Dax ist auch an einem Scheideweg angelangt. Kann sich die 4. Welle bilden und sich über die letzten Hochs bei ca. 10.000 Punkten hinüberretten? Oder bricht die vierte Welle, bevor sie sich bildet, ein? Das ist hier eine Frage, die ähnlich wie beim Dow zu beantworten schwer ist. Daß was ins Auge sticht, ist die Tatsache, daß die Luft nach oben immer dünner wird und die Gefahren sich anhäufen. Für langfristig in Aktien investierte Leute kann man den Rat geben, daß sie sich schnellstens vom Acker machen sollen, solange sie Zeit haben. Denn es kann ein böses Erwachen geben.

Donnerstag, 12. Juni 2014

Kayıtsız kalmak

Acı karşısında kayıtsız kalmak insana başka bir acı verir, öte yandan kayıtsız kalmak erdemlik simgesidir de. Insanı olduğu gibi kabul etmek, onun da bizim gibi herhangi birşeye ihtiyacı olabileceğine ve ihtiyacını özgür şekilde belirtme hürriyetine sahip olduğuna şans tanımak erdemliktir. Kendimizi mesafeli tutmak kibirlikten değil, tam tersi kendimizin de kusurlu olabileceği kanısındandır. Kendimizin hata payının olması karşınızdakine de aynı hatayı yapma özgürlüğünü vermekle alakalıdır. Bu anlamda karşı tarafa müdahele etmek istenilmez.

Müdahale etmemenin diğer nedeni müdahele edildiğinde karşı tarafa deneyim yapma şansı tanınmadığındandır. Gerçek anlamda öğrenim deneyimleyerek olur. Bu nedenle sadece kitap okumanın pek de anlamı yoktur. Deneyimlenmemiş bilgiler unutulmaya mahkumdur. Kayıtsız kalmakla karşı tarafa öğrenme şansı verilir.

Müdahale edilmediği zaman karşı tarafın zarar göreceğini bile bile kayıtsız kalınır mi? Kendi deneyimini yapması bu durumda nasıl beklenir? Işte bu çözülmesi gereken bir dilemmadır. Belki de "deneyimi bir daha ki sefere yapsın" diyerek müdahele edilecektir. Müdahale edildiği zaman da kainatın planına müdahale edilmiş sayılır, tanrı misali. Insan sevdiği şeyin acı çekmesine nasıl kayıtsız kalabilir, tanrı rolünü üstlenmeden?

Montag, 26. Mai 2014

Erinnerung an die Dax-Prognese von 13.05.2014

An dem besagten Datum hatten wir bereits eine längerfristige Prognose abgegeben, die lautete:

http://turanerdal.blogspot.gr/2014/05/nach-dem-der-dax-die-langanhaltende.html

An der halten wir weiterhin fest. Die erwartete Bewegung des Pullback ist genauso eingetroffen. Die Hürde bei 9800 Punkten wurde überwunden. So erwarten wir nach eine kurzen Verschnaufpause den Angriff auf 10.000 Punkten oder darüber hinaus. Das müsste dann das letzte Aufbäumen sein.

Sonntag, 18. Mai 2014

Dax-Prognose ab dem 19.05.2014

Erinnern wir uns an die letzte Vorhersage von Dax-Prognose ab 13.05.2014 und längerfristig. Hier hatten wir gesagt, daß der Dax, nach dem er die 9800 Grenze zu sehen bekommt, wieder bis auf 9600 Punkte zurückfallen werde, was wir als Pullback bezeichneten, was auch tatsächlich eingetreten ist. Die Rückoberung der 9800 Punkte-Grenze wird demzufolge nicht so einfach werden. Obwohl wir nach TT-Formation einen starken Aufwärtstrend zu erwarten hätten, ist der Bruch eines kurzfristigen Aufwärtstrends seit dem 07.05.2014 zu verzeichnen. Daher sollte man eine starke Auseinandersetzung beider konkurrierenden Kräfte erwarten, was dazu führen wird, daß jegliche Angriffe auf 9800 Punkten mit entsprechenden Verkäufen abgestraft wird, so daß wir folgende Tassenformationen zu erwarten hätten:

Da der größere Trend vom Januar stärker sein wird, wird er auch die Oberhand gewinnen. Dies trifft in dem Fall zu, indem das gekennzeichnete Feld als Pullback interpretiert wird. Wenn sich die Kurse wie oben nicht verhalten, so muß man davon ausgehen, daß die TT-Formation in beiden Fällen gebrochen ist und der letzte Ausbruch somit als Bullenfalle zu interpretieren ist, was darauf schließen ließe, daß ein großer Absturz zu erwarten ist. Trotz angesprochenen Unsicherheiten, sollte man auf einen Pullback setzen, weil diese Monate bekanntlich nicht zum Abverkaufen animieren. Die traditionellen schwarzen Montage und Freitage fanden im September oder Oktober statt.  

Platon, Hegel ve din

Platon görünür şeylerin arkasında değişmeyen idea'ların olduğunu, in benzetmesinde insanların güneşi arkasına aldığını, onların sadece inin duvarına yansıyan gölgesini görebileceğini savunmuştu. Güneşi görmek imkansızdı. O halde insanın gölge görmekten başka çaresi yoktu. Güzelliğin, iyiliğin, kötülüğün, vs. gibi değerlerin ebedi değer ve bunun değişmeyen özelliği olduğunu savunmuştu. Onun için amaç bu değerleri bulmak olacaktı. Hegel'in görüşü de ana hattı ile Platoncu sayılabilir. O da Platon gibi evrenin ebedi değerlere doğru ilerlediğini savunmuştu. Onun için her gelişme mükemmelleşmenin bir göstergesi idi. Hegel'in görüşü de Platon'un görüşü gibi statik bir görüşe sahipti.

Özüne bakıldığında mekemmeliyetci bir yaklaşımı dinde de görmek mümkündür. Din de yukardaki sözü geçen iki düşünür gibi ebedi değerlerin var olduğunu savunmaktadir. Yukardaki düşünürler ya o değerlerin görülemiyeceğini, ya da ona yaklaşılabileceğini savunurken, din bu değerlerin kutsal kitapta yazdığını, insanın sadece o yoldan gitmesi gerektiğini öne sürmektedir. Hepsinin ortak yani mükemmel bir yapının olduğunu, insanın görevi ya bu uyruklara uyması gerektiğini ya da mükemmel uydukları keşfetmesi gerektiği kanısıdır.

Mükemmelliyetci bir görüşe sahip olmanın insana çok yönlü zarar verebileceğini vurgulamakta fayda vardır. Mükemmel olgunun peşinde koşan biri ya sağladığı küçük gelişmelerden hoşnut kalmayacaktır, ömrü boyu gerçeği örten perdenin arkasında gerçek gerçeği arayacaktır, yani o bulunması imkansız bir şeyin peşinde koştuğu için ömrü boyu mutsuz kalacaktır. Diğer tarafta da gerçeği bulduğunu zanneden insanlar vardır, bunu tüm insanlara yaymayı kendine misyon edinmiştir. Kendi gibi düşünmeyenleri kendi gibi düşünmeye zorlayacaktır. Ilki kendine zulm ederken diğeri ise başkasına zulm edecektir. Mükemmeliyetci yaklaşım kendi yanında başka bir görüşe izin veremez. Bu nedenle de demokratik bir yapı ile de bağdaşmaz. Karakteri gereği demokratik yapı herşeyin iletişim ile çözülebileceğini, ortak çözüm bulmada uzlaşmanın büyük rol oynadığını savunur.

Mükemmelitci yaklaşım kendi yanında başka bir doğru olabileceğine tahammül edemez. Gerçeği kavradığını zannettiği için de ikna edilemez. Gerçek diye kabul ettiği görüşü çürütülmüş olsa bile onu sonuna kadar savunacaktır, çünkü o kendini o görüş ile o kadar özdeştirmiştir ki görüşü hasar gördüğü zaman kendi kişiliği hasar görecektir. Onun için görüşü ile batmak en iyisidir. Bu nedenle mükemmeliyetci bir yaklaşım gitgide demokrasiden uzaklaşır ve despotik bir hal alır. Iletişim kurma, uzlaşma ve ortak çözüm bulma o görüşe çok uzaktır.

Donnerstag, 15. Mai 2014

Bu nasil devam edecek?



Son Soma faciasi yine sistemin zayif noklarini ciplakligi ile göz önüne seriyor. Bir taraftan yapilan hatalar ört-baz edilirken, diger taraftan da “kaderimiz böylesmis” sarkisina benzer dualarla gönül aliniyor. Millet hic birsey olmamis gibi uyutulmaya calisiliyor. Medyanin tutumu aydinlatici bir kitleye ulasmak hala degil, o kendi sevdasinda, hangi acimakli resimlerle rating’ini nasil yukari cikartacagi pesinde. Aci cekmis insanlar kamera önünde yasadiklarini anlatmaya zorlaniyor. Yüz ifadelerinden de görülüyor ki onlar hala olayin sokunu atlatmadan tüm Türkiyeye saklabanlik yapiyorlar. Sedyeye binmis bir gencin ayakkabisini cikartma istegi bir nevi alay konusu olabiliyor veya daramatize edilebiliyor. Medya görevini yan bahcelerde gezmekle yerine getiriyor, olayin aydinlanmasi konusunda hic bir caba göstermiyor. Oysa medyanin asil görevi milleti aydinlatmak olmaliydi.

Nasil bir aydinlatma bekliyoruz? Biz medyadan olayin özüne inmesini bekliyoruz. Biz onlardan olayin nasil gerceklestigi konusunun aydinlatilmasini bekliyoruz. Biz medyadan maden ocaklarinin nasil hizmet verdigi hakkinda, isgüvenliginin nasil saglandigi hakkinda bilgi vermesini bekliyoruz. Biz medyadan tüm olaylari incelemesini, görevlilerin görevlerini yerine getirip getirmedigini arastirmasini, eger ihmal var ise, nasil giderilecegini incelemesini istiyoruz. Biz medyadan yürürlükte olan yasalarin yeterli olup olmadigini arastirmasini, eger yasalar yeterli bulunmuyorsa daha kapsamli yasa önermesinde payi olmasini istiyoruz. Biz medyadan yandaslik yapmamasini, asil görvinin hükümeti kontrol oldugunu bir kez daha hatirlatmak istiyoruz. Kendi özgür olmayan bir medya kendi özgür olmayan bir toplum yaratir. Bu nedenle medyanin sorumlulugunun farkina varmasini talep ediyoruz.

Para kazanmak sirf rating rakamlarina bakmak ile olmaz. Bazen dogru ne kadar aci olsa da söylenmesi gerekiyor. Medya insanlari dogruyu aramada öncülük yapmalidir. O asla birseye alet olmamalidir, alet görevi bittigi zaman ati verilir. Böyle bir medya düsünülemez. Dogruyu söylemekle, bazi seyler ne kadar aci olsa da, cok insan hayati kurtarilmis olacakti. Dogruyu söylemek ve dogruyu talep etmektir medyanin görevi, eger bu görevi üstlenemiyorsa o kukladan baska birsey degildir. Eger niyeti iyi ise, niyeti dogruyu söylemek ise, hata yapmasinda problem görmüyorum. Niyeti iyi olan yaptigi hatasini görür ve düzeltmeye calisir. Bu insanlik halidir. Ama bile bile bazi seyleri saklayarak ve yalan söyleyerek amaclarinin cok ötesine gitmis oluyorlar. Onlar görevlerini halki manipulasyon yapmak zannediyorlarsa yaniliyorlar. Uzun vaadede sözünü gevenilir ve yaptiginda samimi olanlar kazanir. Yalan söylemek ve olaylari örtbaz etmek eski bir elbiseye “yamalik” yapmaktan baska birsey degildir.

Montag, 12. Mai 2014

Dax-Prognose ab 13.05.2014 und längerfristig

Nach dem der Dax die langanhaltende Hürde bei 9600 überwunden hat, wird er das Allzeithoch bei ca. 9800 nochmal in Angriff nehmen. Da der Ansturm nicht von vielen getragen wurde, weil der Durchbruch bei 9600 Punkten einer Überraschung gleich kam, werden die Überraschten nicht zu erhöhten Preisen in den Markt reingehen, und die Euphorie des Durchbruchs wird nicht die nötige Kraft besitzen, die Kurse über 9800 Punkten zu hieven. Daher werden die Kurse nochmal Richtung 9600 tendieren, um auch die Nichtmitgekommene mitzunehmen.